
Daha önce 3 Ocak 2009'da Obelisk meydanında açılış seramonisine gittiğimiz Dakar Arjantin Şili Rallisi'nin 18 Ocak'ta bitiş seramonisine de gittik. Açılışta kalabalık arasında ve sıcakta hiçbir şey yapamadan etrafı izlemiştik. Arzu'nun algıda seçiciliği sayesinde uzerinde Türkiye yazan gazeteci Emre'ye farketmiş, ondan Canan'ın telefonunu almıştık. Emre geçici olarak Arjantin'de olduğundan bize yardım edemeyeceğini ama belki Canan'ın yardım edebileceğini söylemişti. İyiki de almışız. Bitiş seramonisinde Canan sayesinde en girilmez yere kadar girdik.
Canan gazeteci olduğu için tüm yarışçılarla görüşebiliyordu. Bu arada Türk ekibinden bizim için bir tane giriş bilekliği almıştı. Dışarı çıkıp o bilekliği ilk önce Arzu'ya takıp onu içeri aldı. Daha sonra bilekliği Arzu'dan alıp bana getirdi. Ama Arzu'nun bileğine ayarlandığı için bir türlü benim bilekliğime takamadık. Uzun uğraşlar ve göz kremi yardımıyla zar zor elimden geçti ve o sayede içeri girebildim.
Bileklik yarış ekibinden alındığı için yarışçıların bulunduğu yemek yenilen ve içki içilen bölüme kadar girebildik. Orada tüm yarışçılar ayakta sohbet ediyordu. Dakar Türk Ekibi yani Kemal Merkit ve Kutlu Torunlar'la sohbet edip resim çektirdik.
Dakar gerçekten dünyanın en zor yarışı ve bu yarışa katılmak bile büyük cesaret işi. Dakar Türk ekibinin ise mekanikerleri olmadığı için işleri daha zordu. Afrika'daki yarışın mı yoksa Arjantin-Şili yarışının mı daha zor olduğunu sorduğumda farketmediğini, esas yarışın zorluğunun kişinin kendisine bağlı olduğunu söylediler. O gün iyi gününse en zor parkur bile kolay gelirmiş. Arjantin'in tek kolaylığı günler uzun olmasından dolayı fazla geceye kalmamışlar. En büyük sıkıntıları da geç saatte parkuru tamamladıktan sonra hiç dinlenmeden tamir ve bakım işleriyle ilgilenmek zorunda kalmaları ve fazla uyuyamadan sabah erken saatte diğer parkura başlamalarıymış. Diğer ekiplerin çoğunda yarışçılar yarış sonrası dinlenirken mekanik ekipleri araçlarla ilgileniyormuş.
Dereceye girenler ödüllerini aldıktan ve seramoni sona yaklaştıktan sonra bu sefer çıkış çilemiz başladı. Bileklik olmadan çıkışımıza izin verilmiyordu. Yine Canan'ın yardımlarıyla 2 seferde dışarı çıkabildik.
Normalde afrikada yapılan bir yarışın, savaş ve terör yüzünden güney amerikaya taşınması yüzünden dakar yarışına tanık olabilme şansı yakalamış olmaktan çok memnunum.