
Yolculuk hiç de güzel geçmedi. Düşündüğüm gibi vizelerle ilgili hiç sorun çıkmadı ama korkulan oldu. Batma sıkıntılarıyla boğuşan Alitalia bizi yaktı.
Atatürk Havaalanına vardığımızda birşeyler olacağı belliydi. Bir gün öncesinin Alitalia ile Roma'ya gidecek yolcuları hala beklemekteydi ve o günde gidip gidemeyecekleri belli değildi. Bizim uçağımız da 2 saat rötarlı görünüyordu. Alitalia çalışanları grev yapmaya karar vermiş ve bizim gideceğimiz haftayı seçmişti. Bir hafta önce gitsek sorunsuzduk.
Roma uçağı için 2 saat fazladan bekleyip salona gittik. 2 saat rötarlı olan uçağın pilotu bir 2 saat daha uçmamak için diretince 4 saat rötarlı kalktık. Bu arada teknik arıza diye yalandan haber yolluyorlardı. Bekleme salonunda arjantinli turistlerle biraz sohbet ederek ispanyolcamızın hiç de fena olmadığını farkettik.
Bir şekilde Roma'ya geldiğimizde Arjantin uçağının kalkmasına 2 saat vardı. O 2 saati de bişiler yiyerek ve gevezelik ederek geçirdikten sonra salona gittik. Ama uçağın iptal olduğu haberi geldi. Ve ne zaman kalkacağı da belli değildi. Esas saçmalıklar bundan sonra başladı.
Yolcuların çoğu arjantinli veya italyandı. İtalyada arjantinlilerden vize istenmediği için hepsi geceyi geçirmek üzere bir otele gönderildiler. Ama İtalya vizesi olmayanlar olarak havaalanında kaldık. Görüştüğümüz Alitalia görevlileride gayet kasıntı bir şekilde hiç birşey yapamayacaklarını ve bi yerlere kıvrılıp geceyi geçirmemiz gerektiğini söylediler. 4 türk, 3 bolivyalı ve 2 mısırlı bizim uçaktan kalanlardı. Havaalanında baya da bekleyen vardı, çoğu afrikalı. Arzu'yla kendimize bir kuytu bulduk ama uyumak mümkün değildi. Ben her ortama ayak uydurabildiğimden biraz uyuklayabildim. Sanırım interrail'lerin bana kazandırdığı bir özellik bu. Arzu için çok zor bir gece oldu. Uykusuz geçen gecenin ardından ertesi gün daha da zor oldu ve uğraşacak da bir ton sorun vardı.
Görüştüğümüz Alitalia yetkilileri hiç yardımcı olmuyor, ne zaman gidebileceğimizi söylemiyorlardı. İlk isteğimiz bir an önce bir uçağın ayarlanması ve onla gitmekdi. Bu da olmazsa o akşamki uçağı beklemeye razıydık. Ama bize bir sonraki gündeki uçakta yer bulabildiklerini ve onu bekleyeceğimizi söylediklerinde dellendik. Bir gece daha o saçma havaalanında bekleme fikri çok kötüydü. ilk olarak İstanbul'a hemen geri dönme ve bilet paramızı iade almaya karar verdik. Bu Arjantin planlarımızın bitmesi anlamına gelebilirdi. Başka bir havayolundan bilet almak, vizelerle uğraşmak bizi 2 ay geciktirir hatta tamamen vazgeçirebilirdi. Ama orda sefil olmaktan iyidir. Bileti aldığımız acentayla görüştük ve sağolsunlar paramızı iade alabileceğimizi öğrendiler.
Bu arada Arzu ikinci bir fikir olarak Roma'daki Türk Konsolosluğunu aradı. onlara durumumuzu anlattığında bize yardımcı olacaklarını söylediler. Bu arada hiç beklemediğim olaylar gelişti ve konsolosluğumuz bizi o gün uçağa bindirmek için baya bir çaba gösterdi. Bunda Alitalia'da konuşacak yetkili biri bulamadıklarından başarılı olamadılar tabi ama İtalya dışişleriyle görüşüp bize 1 günlük geçici vize çıkarttılar :)
Konsolosluktan Mustafa Bey havaalanına kadar gelip vizelerimizi getirdi ve sınır karakolu polisleriyle konuştu. Bu sevindirici olayla rahatlamıştık. Artık ya o geceki uçağa bir şekilde yerleştirilecek, veya Roma'da mis gibi bir otelde bedava 1 günlük tatil yapacaktık. Bizim vize alıp havaalanından çıkabilecek olmamız Alitalia için kötü haberdi. Masraf olmamamız için bizi apar topar o geceki uçağa yerleştirdiler :)
1 gün gecikmeyle Buenos Aires uçağımıza bindik. Bu arada Alitalia'nın yaptığı bir pisliği de öğrendik. Bir gün önce bizle aynı uçağı bekleyen ama otele giden yolcular o akşam yoktu. Çünkü hepsi gündüz tabelada listelenmeyen bir uçakla gizlice yollanmışlardı.
Zaten çok uzun olan 20 saatlik bir yolculuk planlamıştık, sonuçta 48 saate yakın bir sürede Buenos Aires'e vardık. İndiğimizde uzunca bir pasaport kontrol kuyruğu bizi bekliyordu. Onu da atlattıktan sonra tek bir işimiz kalmıştı. Kiraladığımız eve varmak :)
Evi kiraladığımız acenta baya iyiydi, uçağımın iptal olduğunu hemen kontrol edip bana ne zaman geleceğimi sormuşlardı. Arjantin'de işlerin önemsenmeden yapıldığını duyduğumdan beni baya şaşırtmıştı bu durum. Gerekli görüşmeleri yaptıktan sonra taksiyle eve gittik. Yarım saat bekledikten sonra anahtarı getirdiler. Eve girip birşeyler yedikten sonra uyumuşum. Bütün yol yorgunluğunu da 13-14 saatlik bir uykuda attıktan sonra artık hazırdım :)
Alitalia son bir kıllık daha yaptı tabi. bavullarımız kaybolmuştu. Onlara da 1 hafta sonra kavuştuk.
Bu arada resimdekiler havaalanında bizimle birlikte kalan ve sonrasında bize eşlik eden Deniz ve Ali. Arkalarında da bolivyalılar ve mısırlılar görünüyor. Arjantin uçağına binmeden hemen önce çekmiştim resmi.