Nikah

Ker3m | 2010-05-29 22:00:00

Nişan

Ker3m | 2010-02-27 22:00:00

Linux'da OpenGL Geliştirmek

OpenGL Bir kenarda dursun diye yazıyorum. Sonra nerden baktığımı arayıp bulması zor oluyor.

Normal ubuntu kurduğumda pek tabiki development yapmak için gerekli pek çok araç yüklenmemiş oluyor. Sistemi OpenGL geliştirmeye uygun bir hale getirmek için şu linkteki locutus42 nickli kişinin önerdiklerini uyguladım:

http://ubuntuforums.org/showthread.php?t=80367&page=3

Genel mantık 3D/OpenGL ile yazılmış bir uygulamanın omuzlarına dayanarak sistemi hazırlamak. Ubuntu'da program yüklemek için kullanılan apt-get'in build-dep özelliğini kullanmak, yani kurulan 3D/OpenGL programı tekrar derlemek için gerekli tüm ek paketleri de beraberinde kurmasını sağlamak gerekiyor. Bu şekilde oyunu sistemde derleyebiliriz ve bu bizim de OpenGL program yazabileceğimiz anlamına gelir.

- Öncelikle OpenGL kullanan oyunları bulalım:

sudo apt-cache search opengl | grep -i game

- Listeden büyük olmayan, basit bir oyun seçerek OpenGL dışında gereksiz fazla kütüphane kurulmasını engellemiş oluruz. Örnekte tracballs oyunu kullanılacak. Aşagıdaki komutla oyunun kurulumu için nelerin ekstradan kurulacağına bakılabilir.

sudo apt-get -s build-dep trackballs

- Gerekli kütüphaneleri ve oyunu kurmak için -s parametresini kaldırmak yeterli:

sudo apt-get build-dep trackballs

- Bundan sonra oyunun kaynak kodlarını çekip derlemeye çalışmak gerekiyor:

mkdir Developments

cd Developments

mkdir trackballs

cd trackballs

sudo apt-get -b source trackballs


- Bundan sonra oyunun çalışması için gerekli 3 paketle birlikte kaynak kodlarının ilgili klasöre indirildiği görülür. Gerekli paketler kurularak oyun çalıştırılabilir.

sudo dpkg -i ./trackballs_1.1.4-4build1_i386.deb ./trackballs-dbg_1.1.4-4build1_i386.deb ./trackballs-data_1.1.4-4build1_all.deb

sudo apt-get -b source trackballs

trackballs
Ker3m | 2009-02-21 04:38:06

Erdoğan ve Davos

Erdoğan ve Davos Can Dündar'ın dikkatle açığa çıkardıklarını beğendiğimden buraya da yapıştırayım dedim.

Can Dündar'ın yazısı

Önemli notlar:

- Erdoğan'ın gereksiz bir çıkış yaptığı paneli Türkiye istemiş, hem dünyaya hem "içeriye" göstermelik bir çıkış yapması önceden planlıydı.

- Ban Ki-moon 7 dakika 20 saniye konuşmuş.

Erdoğan 16 dakika konuşmuş.

Amr Musa 12 dakika 45 saniye konuşmuş.

Peres 21 dakika konuşmuş.

Yani Erdoğan kendi konuşma süresini olduğundan 4 dakika az, Peres'inkini ise olduğundan 4 dakika çok söylüyor.

- Peres'in kendisini eleştiren diğer 3 konuşmacıya birden cevap vermeye çalıştığı düşünülürse bu süre adil sayılır.

- Erdoğan "one minute, one minute" diyerek konuşmaya çabalarken, fazladan 3 dakka daha konuşuyor ve neredeyse Perez'le aynı süre söz almış oluyor.

Bence de amaç sadece oy toplamak. Şu ana kadar İsraile karşı laftan başka birşey yapmış değil zaten, elle tutulur bir aksiyonunu daha göremedik. Savaşsın asla demiyorum, ama ilişkileri askıya alabilir, Chavez gibi konsolosularını sınır dışı edebilir, hadi o da olmadı kendi konsolosunu geri çekebilir (göstermelik de olsa).

Türkiye'nin önemini kullanarak masaya yumruğunu vurup istediğini alan bir başbakana ihtiyacı var. Tabi bunların çok dikkatle ve akıllıca yapılması gerekiyor. Şov amaçlı olarak, sadece oy toplamak için değil.

Erdoğan'ın bu çıkışlarındaki amaçların zaten Obama ve tüm dünya farkında. Umarım bir gün bizim vatandaşlarımız da farkedecek.
Ker3m | 2009-02-03 23:40:33

Dakar 2009 Arjantin Şili Bitiş Seramonisi

Dakar Türk Ekibi Daha önce 3 Ocak 2009'da Obelisk meydanında açılış seramonisine gittiğimiz Dakar Arjantin Şili Rallisi'nin 18 Ocak'ta bitiş seramonisine de gittik. Açılışta kalabalık arasında ve sıcakta hiçbir şey yapamadan etrafı izlemiştik. Arzu'nun algıda seçiciliği sayesinde uzerinde Türkiye yazan gazeteci Emre'ye farketmiş, ondan Canan'ın telefonunu almıştık. Emre geçici olarak Arjantin'de olduğundan bize yardım edemeyeceğini ama belki Canan'ın yardım edebileceğini söylemişti. İyiki de almışız. Bitiş seramonisinde Canan sayesinde en girilmez yere kadar girdik.

Canan gazeteci olduğu için tüm yarışçılarla görüşebiliyordu. Bu arada Türk ekibinden bizim için bir tane giriş bilekliği almıştı. Dışarı çıkıp o bilekliği ilk önce Arzu'ya takıp onu içeri aldı. Daha sonra bilekliği Arzu'dan alıp bana getirdi. Ama Arzu'nun bileğine ayarlandığı için bir türlü benim bilekliğime takamadık. Uzun uğraşlar ve göz kremi yardımıyla zar zor elimden geçti ve o sayede içeri girebildim.

Bileklik yarış ekibinden alındığı için yarışçıların bulunduğu yemek yenilen ve içki içilen bölüme kadar girebildik. Orada tüm yarışçılar ayakta sohbet ediyordu. Dakar Türk Ekibi yani Kemal Merkit ve Kutlu Torunlar'la sohbet edip resim çektirdik.

Dakar gerçekten dünyanın en zor yarışı ve bu yarışa katılmak bile büyük cesaret işi. Dakar Türk ekibinin ise mekanikerleri olmadığı için işleri daha zordu. Afrika'daki yarışın mı yoksa Arjantin-Şili yarışının mı daha zor olduğunu sorduğumda farketmediğini, esas yarışın zorluğunun kişinin kendisine bağlı olduğunu söylediler. O gün iyi gününse en zor parkur bile kolay gelirmiş. Arjantin'in tek kolaylığı günler uzun olmasından dolayı fazla geceye kalmamışlar. En büyük sıkıntıları da geç saatte parkuru tamamladıktan sonra hiç dinlenmeden tamir ve bakım işleriyle ilgilenmek zorunda kalmaları ve fazla uyuyamadan sabah erken saatte diğer parkura başlamalarıymış. Diğer ekiplerin çoğunda yarışçılar yarış sonrası dinlenirken mekanik ekipleri araçlarla ilgileniyormuş.

Dereceye girenler ödüllerini aldıktan ve seramoni sona yaklaştıktan sonra bu sefer çıkış çilemiz başladı. Bileklik olmadan çıkışımıza izin verilmiyordu. Yine Canan'ın yardımlarıyla 2 seferde dışarı çıkabildik.

Normalde afrikada yapılan bir yarışın, savaş ve terör yüzünden güney amerikaya taşınması yüzünden dakar yarışına tanık olabilme şansı yakalamış olmaktan çok memnunum.
Ker3m | 2009-01-21 17:48:46

Windows 7 veya Vista nasıl USB stick veya USB disk ile yüklenir

Öncelikle Windows 7 BETA Build 7000 kurulumu için gerekli Product Key nasıl alınır onu anlatayım. Kısa bir süre için geçerli bu durum. Zira Microsoft sadece 2,5 milyon kişinin beta testine izin verecek. Tabi Windows 7 yine kurabilirsiniz ama kullanım süresi 1 ay olacaktır. Product Key ile aktifleştirenler için bu süre 1 Ağustos 2009'a kadar.

1- [technet.microsoft.com] adresine girin ve sağ üst köşeden Windows Live kullanıcınız ile giriş yapın.

2- Daha sonra aşağıdaki versiyonlar için verilen linkleri adres çubuğuna yapıştırıp sayfayı açın. Aşağıdaki linklere tıklayarak açmayın, login olduğunuz sayfada yapın bu işlemi.

32-Bit key: [www.microsoft.com] (Copy - Paste)

64-bit key: [www.microsoft.com] (Copy - Paste)

3- Eğer hata alınsanız CTRL+F5 ile sayfayı yenileyin. Bu işlem cache'i temizleyerek yeniler. Bir kaç denemeden sonra Product Key çıkacaktır. Bende tek denemede halloldu. Açılan sayfadan 2,5 GB'lik ISO imaj dosyasını indirebilirsiniz.

USB İLE KURULUM

Windows XP'de bootable usb disk yapmak için farklı programlar gerekirken, Window Vista ile gelen DISKPART programı ile bu işlem kolayca halledilebiliyor. Alttaki yöntem bunu anlatıyor. Başka sistemlerde bir şekilde diskinizi bootable hale getirin.

1- Start (Başlat) -> CMD yazın

2- Gelen programa sağ tıklayıp 'Run as admin' (Admin yetkisiyle çalıştır) yapın. Sonrasında açılan siyah dos ekranında aşağıdaki komutları çalıştırın.

3- diskpart

4- list disk (Bilgisayardaki diskleri listeler)

5- select disk 1 (disk 0 windows kurulu olan diskinizdir. USB diskinizin numarası başka ise 1 yerine onu yazın)

6- clean

7- create partition primary

8- select partition 1

9- active

10- format fs=fat32 (hızlı format için: format fs=fat32 quick)

11- assign

12- exit

Bu işlemler sonucunda usb diskinizi bootable yapmış olursunuz. Windows 7 veya Vista kurulum DVD'sinin içeriğini USB diskinize kopyalayarak işlemi tamamlarsınız. Bilgisayarınızı yeniden başlattığınızda USB'den boot ederseniz sanke CD/DVD kullanıyormuş gibi setup başlar.

Kurulum DVD'si ISO olarak çektiyseniz Deamon Tool kurmanız gereklidir. Bu programla sanal bir CD/DVD sürücünüz olur. Programa iso dosyasını göstererek DVd'ye kurulumu mount edersiniz. Bilgisayarım'dan sanal sürücü içinegirerek dosyalara ulaşıp kopyalayabilir ve USB diskinize yapıştırabilirsiniz.
Ker3m | 2009-01-11 00:38:42

Buenos Aires Yolculuğu

Yolculuk hiç de güzel geçmedi. Düşündüğüm gibi vizelerle ilgili hiç sorun çıkmadı ama korkulan oldu. Batma sıkıntılarıyla boğuşan Alitalia bizi yaktı.

Atatürk Havaalanına vardığımızda birşeyler olacağı belliydi. Bir gün öncesinin Alitalia ile Roma'ya gidecek yolcuları hala beklemekteydi ve o günde gidip gidemeyecekleri belli değildi. Bizim uçağımız da 2 saat rötarlı görünüyordu. Alitalia çalışanları grev yapmaya karar vermiş ve bizim gideceğimiz haftayı seçmişti. Bir hafta önce gitsek sorunsuzduk.

Roma uçağı için 2 saat fazladan bekleyip salona gittik. 2 saat rötarlı olan uçağın pilotu bir 2 saat daha uçmamak için diretince 4 saat rötarlı kalktık. Bu arada teknik arıza diye yalandan haber yolluyorlardı. Bekleme salonunda arjantinli turistlerle biraz sohbet ederek ispanyolcamızın hiç de fena olmadığını farkettik.

Bir şekilde Roma'ya geldiğimizde Arjantin uçağının kalkmasına 2 saat vardı. O 2 saati de bişiler yiyerek ve gevezelik ederek geçirdikten sonra salona gittik. Ama uçağın iptal olduğu haberi geldi. Ve ne zaman kalkacağı da belli değildi. Esas saçmalıklar bundan sonra başladı.

Yolcuların çoğu arjantinli veya italyandı. İtalyada arjantinlilerden vize istenmediği için hepsi geceyi geçirmek üzere bir otele gönderildiler. Ama İtalya vizesi olmayanlar olarak havaalanında kaldık. Görüştüğümüz Alitalia görevlileride gayet kasıntı bir şekilde hiç birşey yapamayacaklarını ve bi yerlere kıvrılıp geceyi geçirmemiz gerektiğini söylediler. 4 türk, 3 bolivyalı ve 2 mısırlı bizim uçaktan kalanlardı. Havaalanında baya da bekleyen vardı, çoğu afrikalı. Arzu'yla kendimize bir kuytu bulduk ama uyumak mümkün değildi. Ben her ortama ayak uydurabildiğimden biraz uyuklayabildim. Sanırım interrail'lerin bana kazandırdığı bir özellik bu. Arzu için çok zor bir gece oldu. Uykusuz geçen gecenin ardından ertesi gün daha da zor oldu ve uğraşacak da bir ton sorun vardı.

Görüştüğümüz Alitalia yetkilileri hiç yardımcı olmuyor, ne zaman gidebileceğimizi söylemiyorlardı. İlk isteğimiz bir an önce bir uçağın ayarlanması ve onla gitmekdi. Bu da olmazsa o akşamki uçağı beklemeye razıydık. Ama bize bir sonraki gündeki uçakta yer bulabildiklerini ve onu bekleyeceğimizi söylediklerinde dellendik. Bir gece daha o saçma havaalanında bekleme fikri çok kötüydü. ilk olarak İstanbul'a hemen geri dönme ve bilet paramızı iade almaya karar verdik. Bu Arjantin planlarımızın bitmesi anlamına gelebilirdi. Başka bir havayolundan bilet almak, vizelerle uğraşmak bizi 2 ay geciktirir hatta tamamen vazgeçirebilirdi. Ama orda sefil olmaktan iyidir. Bileti aldığımız acentayla görüştük ve sağolsunlar paramızı iade alabileceğimizi öğrendiler.

Bu arada Arzu ikinci bir fikir olarak Roma'daki Türk Konsolosluğunu aradı. onlara durumumuzu anlattığında bize yardımcı olacaklarını söylediler. Bu arada hiç beklemediğim olaylar gelişti ve konsolosluğumuz bizi o gün uçağa bindirmek için baya bir çaba gösterdi. Bunda Alitalia'da konuşacak yetkili biri bulamadıklarından başarılı olamadılar tabi ama İtalya dışişleriyle görüşüp bize 1 günlük geçici vize çıkarttılar :)

Konsolosluktan Mustafa Bey havaalanına kadar gelip vizelerimizi getirdi ve sınır karakolu polisleriyle konuştu. Bu sevindirici olayla rahatlamıştık. Artık ya o geceki uçağa bir şekilde yerleştirilecek, veya Roma'da mis gibi bir otelde bedava 1 günlük tatil yapacaktık. Bizim vize alıp havaalanından çıkabilecek olmamız Alitalia için kötü haberdi. Masraf olmamamız için bizi apar topar o geceki uçağa yerleştirdiler :)

1 gün gecikmeyle Buenos Aires uçağımıza bindik. Bu arada Alitalia'nın yaptığı bir pisliği de öğrendik. Bir gün önce bizle aynı uçağı bekleyen ama otele giden yolcular o akşam yoktu. Çünkü hepsi gündüz tabelada listelenmeyen bir uçakla gizlice yollanmışlardı.

Zaten çok uzun olan 20 saatlik bir yolculuk planlamıştık, sonuçta 48 saate yakın bir sürede Buenos Aires'e vardık. İndiğimizde uzunca bir pasaport kontrol kuyruğu bizi bekliyordu. Onu da atlattıktan sonra tek bir işimiz kalmıştı. Kiraladığımız eve varmak :)

Evi kiraladığımız acenta baya iyiydi, uçağımın iptal olduğunu hemen kontrol edip bana ne zaman geleceğimi sormuşlardı. Arjantin'de işlerin önemsenmeden yapıldığını duyduğumdan beni baya şaşırtmıştı bu durum. Gerekli görüşmeleri yaptıktan sonra taksiyle eve gittik. Yarım saat bekledikten sonra anahtarı getirdiler. Eve girip birşeyler yedikten sonra uyumuşum. Bütün yol yorgunluğunu da 13-14 saatlik bir uykuda attıktan sonra artık hazırdım :)

Alitalia son bir kıllık daha yaptı tabi. bavullarımız kaybolmuştu. Onlara da 1 hafta sonra kavuştuk.

Bu arada resimdekiler havaalanında bizimle birlikte kalan ve sonrasında bize eşlik eden Deniz ve Ali. Arkalarında da bolivyalılar ve mısırlılar görünüyor. Arjantin uçağına binmeden hemen önce çekmiştim resmi.
Ker3m | 2008-12-16 04:45:57

Arjantin, Buenos Aires ve Biz

Yaklaşık 43 saat sonra başlayacak herşey. İçimdeki tek endişe İtalya'dan transit geçerken ve Arjantin'e girerken çıkabilecek saçma sapan aksiliklerle tüm planın alt üst olması. Yaptığımız araştırmalar sonucunda da esasen İtalyanın transit geçişimizde bir sorun çıkartmaması ve Arjantinli görevlilerin yapacağımız yarı ingilizce yarı ispanyolca konuşmadan sonra bize 3 aylık giriş hakkımızı vermesi gerekiyor. Bu kısımları atlattıktan sonrasını ise hiç takmıyorum.

Yolculuk için tüm gerekli işlemler tamamlandı. Sadece çantamın toplanması kaldı :)

Şu an için kafamda görebildiğim tek şey, yaz aylarına girmekte olan arjantinin güzel havaları ve 6 ay boyunca yatarak, gezerek, sohbet ederek güzelce dinlenecek olmam.

Amacım tüm dünyayı gezip görmek değil. Böyle bir dünya turu 1 yada 2 yıl içinde tamamlanabilir. Ben merak ettiğim yerlerde bir süre yaşamak, insanlarıyla tanışmak, aralarına karışmak istiyorum. Umarım herşey istediğimiz gibi olur. Arzu ve ben basit ve vakit geçirecek bir iş bulsak kaymak olur. Olmasa da mutlu olalım yeter :)
Ker3m | 2008-11-10 22:47:40

PSP Development

PSP raftan çıkardım ve Arzu'nun da gazıyla oyun yazma işine tekrar dönme kararı aldım. Şu anda yaklaşık 4 saattir gerekli ortamın yani cgywin ve toolchain'in kurulumuyla uğraşıyorum. Toolchain kurulumu tam olarak 3 saat sürdü.

İlk iş olarak SpaceCraft'ın PSP de tamamen bitmiş halini yayınlamam lazım. Sonraki fikirlere sonra bakarız.

Cgywin kurulumu için yaptıklarımı da buraya not alıyım, ilerde lazım olur.

1- Cgywin download edilir ve kurulur. Kurulum sırasında paket seçim ekranında 'devel' paketleri install seçilir. Web paketlerinden de wget install seçilir. Kurulum tamamlanır.

Bütün devel paketlerine ihtiyaç yok aslında. daha az download için sadece şu paketlerin kuruluma eklenmesi de yeterli olacaktır:

autoconf, automake, binutils, bison, flex, gcc, gcc-core, gcc-g++, libusb, libtool, make, ncurses, patch, patchutils, readline, subversion, texinfo, wget

Ayrıca paketleri daha önceki senelerde kurduğum için o zaman dosyaları aldığım ftp server adıyla bi klasör içinde duruyolardı. Kurulum sırasında internetten indirmek yerine o klasörü göstererek kurulumu tamamladım.

2- Cgywin ilk kez açılır ve bash geldikten sonra aşşağıdaki satırlar sırasıyla çalıştırılır:

echo "export PSPDEV=/usr/local/pspdev" >> ~/.bashrc

echo "export PATH=\$PATH:\$PSPDEV/bin" >> ~/.bashrc

Cygwin kapatılır.

3- Cygwin tekrar çalıştırılır ve aşağıdaki komutla toolchain kurulumu çekilir:

svn co svn://svn.ps2dev.org/psp/trunk/psptoolchain

4- Direk olarak 5. adıma atlanıp toolchain kurulumuna başlanabilir. Çünkü gerekli paketleri kendisi wget ile download edecektir. Daha hızlı olması için kurulum scriptlerine baktım ve download edeceği dosyaları flashget ile çekip build klasörü içine attım. Bu şekilde dosyalar zaten olması gereken yerde ise download işlemini otomatik atlıyor.

5- Toolchain klasörüne girilir ve kurulumu başlatılır:

cd ./psptoolchain

./toolchain.sh

6- En sonda verdiği hatayı önemsemeyin:

../scripts/009-psplinkusb.sh: Failed.

Eğer PSPLINK kullanmak istiyorsanız şunu çalıştırın:

cd build/psplinkusb/

make && make release

7- Eğer PSP'de OpenGL programlamak istiyorsanız PSPGL kurmalısınız. Bunun için gerekli komutlarda şu şekilde:

svn co svn://svn.pspdev.org/psp/trunk/pspgl

cd pspgl

make

make install

8- Programınızda MP3 çamlak için için gerekli kütüphane kurulumu:

svn checkout svn://svn.ps2dev.org/psp/trunk/libmad

cd libmad

make

libmad kurulum scriptlerinde biraz eksiklik olduğu için kütüphaneyi ilgili yerlerine elle yüklüyoruz:

cp -Rf ./include /usr/local/pspdev/psp/

cp -Rf ./lib/libmad.a /usr/local/pspdev/psp/lib

9- wav sesleri çalmak için gerekli kütüphane:

svn checkout svn://svn.ps2dev.org/psp/trunk/mikmodlib

cd mikmodlib

make install

10- Web işlemleri için kolay kullanım bir kütüphane libcurl:

svn checkout svn://svn.ps2dev.org/pspware/trunk/libcurl

cd libcurl

LDFLAGS="-L$(psp-config --psp-prefix)/lib -L$(psp-config --pspsdk-path)/lib" \

LIBS="-lc -lpspnet_inet -lpspnet_resolver -lpspuser" \

./configure --host=psp --disable-shared --prefix=$(psp-config --psp-prefix)

make CFLAGS=-G0 && make install
Ker3m | 2008-08-10 16:58:53

45 dakikada tüm Half Life



süper dedim kaçtım.
Ker3m | 2008-07-27 17:10:30

1 | 2 | 3

Reklam